DERGİMİZ HAKKINDA
Hastanemizin yayın organı olan Jinekoloji-Obstetrik ve Neonataloji Tıp Dergisi kendi disiplini ile ilgili klinik araştırmalar, vaka takdimleri, derle... Devamı
DERGİMİZ HAKKINDA
Hastanemizin yayın organı olan Jinekoloji-Obstetrik ve Neonataloji Tıp Dergisi kendi disiplini ile ilgili klinik araştırmalar, vaka takdimleri, derle... Devamı
YAZARLARA / INSTRUCTIONS TO AUTHORS
Yılda dört kez yayımlanan dergimizde yayınlanması isteğiyle gönderilecek yazılarda yazarlar tarafından uyulması gereken hususla... Devamı
DERGİ YÖNETİMİ ve KURULLAR
İmtiyaz Sahipliğini Op. Dr. Leyla Mahmutoğlu'nun, Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü Op. Dr.Mehmet Ş. Özkan'ın yürüttüğü dergim...
Devamı
09.09.2010
| Bir Yenidoğanda Vajinal Agenezinin Neden Olduğu Karın İçi Kitle ve Tedavisi |
|
|
|
| Written by Dr. Müslim Yurtçu |
| Friday, 02 October 2009 10:37 |
|
“Intraabdominal Mass Caused By Vaginal Agenesis In A Newborn And Management” Özet Summary
Metrokolpos, vajinal ageneziye bağlı olarak perforasyon yetersizliği sonucu, uterusda ciddi boyutta distansiyon ile ortaya çıkan nadir bir patolojidir. Metrokolposun genişlemesi ve çevre dokulara ve özellikle de böbreklere bası yapması sonucu yaşamı tehdit eden böbrek yetersizliği ortaya çıkabilir (1,2). Günümüzde YD'ların postnatal kontrollerinde USG kullanımı doğum sonrası tanı konulan olguların sayısını arttırmıştır. Bu patolojinin postnatal dönemde tespit edilmesinden sonra USG'nin sık kullanımı, YD'ın tedavisinin planlanmasında ve takibinde yardımcı olur. Bu hastalığın tanımlanan tedavisi; YD'larda metrokolposun genel anestezi altında drenajıdır (1). Biz de, gerekli görüntüleme yöntemleri ile tanısı kesinleşmeyen karın içi kitle olduğu saptanan bir olgunun tedavisini sunarak, bu nadir patolojinin tedavi prensiplerini gözden geçirdik. OLGU SUNUMU 20 günlük iken başka merkezden gönderilen olgunun, 22 yaşındaki (gebelik:1, doğum:0) gebeden 13.05.2009'da normal spontan vajinal yolla doğduğu öğrenildi. Dişi YD'ın fizik muayenesinde ağırlığ 2500 gram olup, Apgar skorları 7 ve 9 idi. Karında distansiyon ve karın orta alt kısmında palpabl kitle tespit edildi. 12.06.2009'da yapılan postnatal abdominal USG'sinde 4.2x5.8x7.2 cm (anteroposterior x transvers x kraniokaudal), yoğun içerikli, hipoekojen, düzgün sınırlı kistik kitle ve sol böbrekte grade III hidronefroz saptandı. Bu kitle mesaneyi anteriora ve superiora itmekte idi. İçerisinde fibriler ekojeniteler bulunması nedeniyle öncelikle hematom olarak değerlendirildi; ancak ikinci ihtimalle overyan kaynaklı teratom veya enterik duplikasyon kisti de düşünüldü. Kitlenin sol üretere yaptığı bası nedeniyle üreterin geniş ve kıvrımlı olduğu, sol böbrek pelvikalisiyel sisteminin ektazik, böbrek parankim ekosunun artmış, sol böbreğin yaklaşık 4.8x2.5 cm boyutlarında olduğu, parankim kalınlığının 7 mm olduğu ve renal pelvis çapının yaklaşık 1 cm olduğu saptandı (şekil 1). Sağ böbrek görülmedi. 12.06.2009'da yapılan postnatal BT'de sağ böbrek izlenmedi (agenezi?). Sol böbrek boyutu artmış olup pelvikalisiyel yapılarda grade III dilatasyon izlendi. Karın alt yarısını dolduran 6.5 x 5.5 cm boyutunda kalın duvarlı hipodens kistik kitle lezyonu izlendi. Mesane tanımlanan kistik kitle lezyonu tarafından anteriora itilmekte idi (şekil 2). Ka üre (96 mg/dl) ve kreatinin (5.4 mg/dl) değerleri yüksek idi. Karın içi kitlenin basısı nedeniyle idrar çıkışının oldukça yetersiz olması üzerine, USG eşliğinde hastanın sol böbreğine perkutan nefrostomi kateteri yerleştirildi. Böylece yeterli diürez sağlandıktan sonra, elektif şartlarda laparatomi yapıldı. Göbek altı transvers kesi ile karına girilip, overler ve her iki tuba takip edilerek metrokolpos olduğu düşünülen kitleye ulaşıldı. Mukozal sıvı aspire edilip, kitle açılarak kolpotomi yapıldı. Uterus içinden ve mesanenin arkasından girilip, üretra orifisinin olması gereken yerin hemen altından yani vajinal agenezi olan kısımdan çıkılarak uterusa 8 Fr foley kateter yerleştirildi. Kistik kitlenin peroperatif olarak metrokolpos olduğu doğrulandı. Bebek halen 3 aylık olup genital sistem yönünden herhangi bir sorunu yoktur; üriner sistem yönünden takip edilmektedir. TARTIŞMA Genital sistemde biriken bu sekresyonun klinik spektrumu, hidrokolpos, metrokolpos ve hidrometrokolposa kadar değişim gösterir. Postnatal USG'de tespit edilen kitlenin ayırıcı tanısında; mezenterik kist, omental kisti ve over kisti gibi diğer hastalıklar da akla gelmelidir (3-5). YD'larda intraabdominal kitle tanısı konulan hastalarda prognoz oldukça değişken olabilmektedir. YD'larda metrokolpos ile karşılaşılırsa, genel anestezi altında drenaj şeklinde bir tedavi uygulanabilir (1). Bize 20 günlük iken başka merkezden gönderilen olgumuzda, tanı 4.haftada konarak böbrek yetersizliği gelişmeden takip edilmiştir. Doğumdan sonra asemptomatik olsa bile, ayakta direkt karın grafisinde görülebilecek kitlelerin, sindirim ve üriner sistem fonksiyonlarını olumsuz etkileme riski nedeniyle kitlelerin tam olarak çıkarılması önerilmektedir (1,5). Hastalığın kesin tanısı genellikle kitlenin cerrahi eksplorasyonu ve yapılan mikrobiyolojik değerlendirme sonrası konur. Uygulanan cerrahi teknik kitlenin büyüklüğüne göre değişir; kitle eksizyonu veya drenaj yapılır (1,5). Bu olguda kitlenin metrokolpos olduğu tespit edildiği için, sadece uterus drenajı ile tedavi edildi.
Şekil 1: Yapılan postnatal USG'de kistik büyük bir kitle (4.2x5.8x7.2 cm) nin görünümü.
Şekil 2: BT'de pelvisi dolduran büyük bir kistik lezyonun radyolojik görünümü.
KAYNAKLAR 1. Edmonds DK. Congenital malformations of the genital tract and their management. Best Pract Res Clin Obstet Gynecol 2003;17:19. Yazışma Adresi: Dr. Müslim YURTÇU |
| Last Updated on Friday, 02 October 2009 11:14 |